Ana Sayfa / Başkanlığımız / Mevzuat / İletişim

 
 

Asayiş Dairesi Başkanlığı

Emniyet Genel Müdürlüğü

Asayiş Dairesi Başkanlığı

 

 
 

17.05.2012 15:45:48

 
 

 

 

ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME

 

 

 

HUKUKİ DURUM

İnsan ticareti ile ilgili mevzuatı iki başlık altında inceleyeceğiz. Uluslar arası ve ulusal mevzuatlara ayrı başlıklar altında değineceğiz.

 

Uluslar arası Mevzuattaki Durum

Ülkemiz insan ticareti ile ilgili olarak Sınır aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne Ek İnsan Ticaretinin, Özellikle Kadın Ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesine, Durdurulmasına Ve Cezalandırılmasına İlişkin Protokol’e imza atmıştır.

İnsan ticareti kavramının en geniş tanımı bu protokolde yapılmaktadır.

Protokolde de insan ticaretinin geniş ve kapsamlı bir tanımı yapılmış ve imza koyan ülkeler tarafından alınacak asgari uygulama kriterleri belirlenmiştir. Protokolü biraz kapsamlı olarak inceleyelim.

2.madde de protokolün amacı belirlenmektedir. Buna göre; “Bu Protokol’ün amaçları şunlardır:

(a) Kadın ve çocuklara özel önem verilerek, insan ticaretini önlemek ve mücadele etmek,

(b) Bu tür ticaretin mağdurlarını, onların insan haklarına bütünüyle saygı göstererek korumak ve onlara yardım etmek,

(c) Bu amaçlara erişebilmek için Taraf Devletler arasındaki işbirliğini geliştirmek.”

Protokolün amaç bölümünden de anlaşılacağı üzere insan ticareti suçunun daha çok çocuk ve kadınlara yönelik işlendiği kabul edilmektedir. Elbette insan ticaretinin tek boyutu kadın ve çocuk ticareti değildir ancak bölgemiz itibariyle en çok rastlanılan boyutu kadın ticaretidir.

3.madde de ise insan ticareti suçunun tanımı yapılmaktadır. Buna göre;

“(a) “İnsan ticareti”, kuvvet kullanarak veya kuvvet kullanma tehdidi ile veya diğer bir biçimde zorlama, kaçırma, hile, aldatma, nüfuzu kötüye kullanma, kişinin çaresizliğinden yararlanma veya başkası üzerinde denetim yetkisi olan kişilerin rızasını kazanmak için o kişiye veya başkalarına kazanç veya çıkar sağlama yoluyla kişilerin istismar amaçlı temini, bir yerden bir yere taşınması, devredilmesi, barındırılması veya teslim alınması anlamına gelir.

İstismar terimi, asgari olarak, başkalarının fuhuşunun istismar edilmesini veya cinsel istismarın başka biçimlerini, zorla çalıştırmayı veya hizmet ettirmeyi, esareti veya esaret benzeri uygulamaları, kulluğu veya organların alınmasını içerecektir.

(b) İnsan ticaretinin (a) bendinde belirtilen yöntemlerden herhangi biriyle yapılmış olması halinde, mağdurun bu istismara razı olup olmaması durumu değiştirmeyecektir.

(c) Bu maddenin (a) bendinde öngörülen yöntemlerden herhangi birini içermese bile, çocuğun istismar amaçlı temini, bir yerden bir yere taşınması, devredilmesi, barındırılması veya teslim alınması “insan ticareti” olarak kabul edilecektir.

(d) Onsekiz yaşının altındaki herkes “çocuk” kabul edilecektir.”

3.madde de insan ticareti suçunun tanımı çok geniş olarak yapılmıştır. Ulusal hukukumuzu inceleyeceğimiz bölümde göreceğimiz gibi iç hukukumuzdaki tanım buradaki kadar geniş kapsamlı yapılmamıştır.

 

Ulusal Mevzuattaki Durum

İnsan ticareti kavramı iç hukukumuza ilk olarak 03.08.2002 günü TBMM’de kabul edilen 09 Ağustos 2002 tarih ve 24841 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 4771 Sayılı Kanun”un 765 sayılı TCK’nın göçmen kaçakçılığı konusundaki 201.maddesinde değişiklik yapılmasını öngören 2/b maddesi ile girmiştir. İnsan ticareti ile ilgili kanun hükmü 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuza da 765 sayılı TCK’da olduğu gibi yer almıştır.

5237 sayılı TCK’nın Uluslararası Suçlar başlığı altında 80.maddesinde yer almıştır.

“İnsan ticareti

MADDE 80. - (1) Zorla çalıştırmak veya hizmet ettirmek, esarete veya benzerî uygulamalara tâbi kılmak, vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden, barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.

(2) Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.

(3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.

(4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.” Görüleceği üzere yani kanunda insan ticareti konusunda öngörülen cezai hükümler arttırılmıştır. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda 5-10 yıl arası hapis cezası öngörülürken 5237 sayılı TCK’da 8-12 yıl arası ceza öngörülmüştür.

Protokolden farklı olarak TCK’da yapılan insan ticaretinin tanımında fuhşun ve cinselliğin istismarı yer almamıştır. Ancak fuhuş içerikli insan ticareti olaylarında kanunda yazıldığı gibi zorla çalıştırma ve kişilerin çaresizliklerinden faydalanma gibi hususların olması suçun insan ticareti kapsamında değerlendirilebileceğini göstermektedir.

Ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar başlığı altında yer alan Cinsel Saldırı (Md.102), Çocukların Cinsel İstismarı (Md.103), Reşit Olmayanla Cinsel İlişki (Md.104) ve Cinsel Taciz (Md.105) maddeleri ile Genel Ahlaka Karşı Suçlar başlığı altında yer alan Müstehcenlik (Md.226), Fuhuş (Md.227) ve Dilencilik (Md.229) suçları da insan ticareti kapsamında değerlendirilen fiilleri cezalandırmaktadır. Her ne kadar TCK’ da fuhşun ve cinselliğin istismarı ayrı maddelerde değerlendirilse de Protokoldeki amacı kapsamamaktadır.

Yine aynı şekilde 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı yeni Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda da insan ticareti suçunun soruşturması ile ilgili olarak soruşturmayı yapacak görevlilere çeşitli imkânlar tanınmıştır. Buna göre insan ticareti ile ilgili olarak;

128.madde de bu suçun işlenmesi halinde taşınmazlara ve alacaklara el konulabilmesine,

135.madde de iletişimin dinlenip kayda alınabilmesine,

140.madde teknik araçlarla izleme yapılabilmesine,

233.madde de şirket yönetimleri için kayyım tayin edilebilmesine,

248.madde de zorlama amaçlı el koyma işlemi yapılabilmesine, imkan tanınmıştır.

Şüphesiz yukarıda sayılan imkanlar suç ile etkin mücadele edilebilmesi için çok önemli unsurlardır. Özellikle insan ticareti suçunun sınıraşan organize bir suç türü olduğu göz önünde bulundurulursa ciddi imkânlar olduğu görülecektir.

 

ASAYİŞ DAİRESİ BAŞKANLIĞI | Bilişim Sistemleri Şube Müdürlüğü

Bu site ve her türlü kullanım hakkı Asayiş Dairesi Başkanlığına aittir. Tüm hakları saklıdır.

Sayfa Başına GitSitede bulunan bilgiler, içerikler ve görseller yazılı izin olmadan kullanılamaz, kopyalanamaz, yayınlanamaz ve başka bir forma sokulamaz.

Asayiş Dairesi Başkanlığı bu internet sitesinde yer alan bütün bilgileri ve görsel unsurları önceden bildirimde bulunmadan değiştirme hakkını saklı tutar.